<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pckopat</title>
	<atom:link href="http://pckopat.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://pckopat.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Feb 2012 07:51:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Her şey kablosuz hale geliyor ancak kablosuz iletişim ne kadar güvenli?</title>
		<link>http://pckopat.com/2012/02/17/her-sey-kablosuz-hale-geliyor-ancak-kablosuz-iletisim-ne-kadar-guvenli/</link>
		<comments>http://pckopat.com/2012/02/17/her-sey-kablosuz-hale-geliyor-ancak-kablosuz-iletisim-ne-kadar-guvenli/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 07:51:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pckopat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pckopat.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde her şey kablosuz hale geliyor ve bütün elektronik cihazlarımızı kablosuz olarak kullanmaya çalışıyoruz. Kablosuz cihazlar birçok avantaj sağlamasına rağmen maalesef bilgilerimize merak kişilerin daha kolay ulaşmasını sağlıyor. Birkaç parça halinde kablosuz cihazlar hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Telsiz Telefonlar &#8230; <a href="http://pckopat.com/2012/02/17/her-sey-kablosuz-hale-geliyor-ancak-kablosuz-iletisim-ne-kadar-guvenli/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde her şey kablosuz hale geliyor ve bütün elektronik cihazlarımızı kablosuz olarak kullanmaya çalışıyoruz. Kablosuz cihazlar birçok avantaj sağlamasına rağmen maalesef bilgilerimize merak kişilerin daha kolay ulaşmasını sağlıyor. Birkaç parça halinde kablosuz cihazlar hakkında bir şeyler yazmak istiyorum.</p>
<p><strong>Telsiz Telefonlar</strong></p>
<p>Telsiz telefonları basit olarak özetlemem gerekirse sesi alabildiği gibi hem de ses gönderebilen radyolardır diyebilirim. Bu radyolar evinizin dışına yayın yapmaktadır.</p>
<p><strong>Başkaları telsiz telefon görüşmelerimi dinleyebilir mi ? Telsiz telefonlar nasıl dinlenir?</strong></p>
<p>Etrafınızda ki insanların kafalarından ne geçirdiklerini, aslında ne düşündüklerini bilemediğimiz gibi nasıl hobileri olduğu konusunda da askında hiçbir fikrimiz yok. Birçok insan her yerde basit şekilde bulunabilen radyo tarayıcı cihazlar ile etraftaki sinyallerini tarayıp bunları zevk olsun diye dinliyor. Bu basit cihazlarla örnek olarak, birçok kolluk kuvvetin kullandığı şifrelenmeyen telsiz kanalları,  belediye ekipleri, bakım arıza ekipleri,  Uçakların kullandığı birçok frekans, bebek bebek telsizleri, basit walkiie/talkie telsizleri gibi kısaca radyo sinyali taşıyan her şeyi dinliyorlar.</p>
<p>Yeni nesil telsiz telefonlar eski analog sistemli telefonlara göre çok daha iyi bir güvenlik sağlamasına rağmen halen piyasada ucuz diye tercih ettiğiniz telefonlar ya da eski tip telsiz telefonlar kolay şekilde  dinlenmenize neden olabilir.</p>
<p><strong>Telsiz telefon alırken güvenlik için neye dikkat etmeliyim?</strong></p>
<p>Telsiz telefon almak için bir elektronik markete gittiğimizde satış için yardım eden arkadaş eminim güvenlikle ilgili size herhangi bir tavsiye de bulunmayacaktır ve bu konu hakkında da muhtemelen herhangi bir fikri  yoktur. Telsiz telefon almadan önce mutlaka ürünün kutusu üzerinde ki açıklamaları ya da üreticisinin sitesinden cihazın teknik özelliklerini inceleyin.</p>
<p>Ülkemizde satılan bütün telsiz telefonlar Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumun belirlediği frekanslarda çalışmak zorundadır. Böyle bir zorunluluk olduğu için maalesef ülkemizde birçok kabiliyetli elektronik ürünün kullanımı yasak.  Daha doğrusu satışı elektronik marketlerde yapılamıyor ancak elektronikçiler bol bulunduğu noktalarda bu tip cihazlar el altından satılmaktadır.  Piyasada 900 MHz, 1.9 Ghz, 2.4 GHz yada 5.8 Ghz frekanlarda çalışan cihazlar bulmanız mümkün. Telsiz telefonlar ne kadar yüksek frekanslarda çalışıyorsa o kadar güvenlidir diye basite indirgeyebilirim.</p>
<p>Özellikle telefon alırken  <strong>DSST</strong> (Digital Spread Spectrum Technology) yada <strong>DECT</strong> (Digital  Enhanced Cordless Technology) aramanız gereken ilk özellikler olmalıdır.  Tabi ki bu teknolojiye sahip telefonlar aldığınızda tamamen güvende değilsiniz ancak evinde hobi olarak bu işi yapan pckopatlardan korunmuş olursunuz.</p>
<p>Telsiz telefonları kullanırken hassas bilgiler vermekten kaçının, Telsiz telefonlarla yapılan alışverişlerde kredi kartı numaranızı vermek ortak kullanılan bir bilgisayarda bankacılık işlemlerinizi yapmak kadar güvensizdir.</p>
<p>DECT yada DSST özelliği olan bazı telsiz telefonları istasyonları tanıtmak için şifre kullanılır, genelde bu şifreler 1234, 0000 gibi standart şifreler oluyor. Telefonunuzu ilk kullanım için yaptığınız işlem aslında  telefonunuz ile istasyon arasında ki güvenli bağın kurulması için bir yetkilendirme aşamasıdır. Eğer basit bu tip standart bir şifreye sahipseniz değiştirmenizi öneririm.  Tabi ki bu yazıda bahsettiklerim normal vatandaşlar için geçerli olan tehlikeler, eğer hassas bir görevde çalışıyorsanız,  yaptığınız konuşmaları ne kadar  kişinin ilgisini çekiyorsa eminim meraklıları  o kadar gelişmiş oyuncaklar kullanıyordur. Buda demek oluyor ki kablolu yada kablosuz bütün elektronik eşyalar sizin için risk taşımaktadır.</p>
<p><strong>Çok kolay dinlenebilen diğer elektronik cihazlar nelerdir?</strong></p>
<p><strong>Cihaz hoparlörleri</strong></p>
<p>Kablolu ya da kablosuz telsiz telefonlar ve cep telefonlarını kullanırken bazen elimizde telefonu tutmaya üşeniriz cihazların hoparlörünü açıp rahatça konuşuruz, Maalesef yine sık kullanılan cihazların başında hassas dinleyiciler bulunmaktadır. Bunları aynı bina içerisinde ki komşularınızı, yan apartman, yan villa yani kısa mesafede ki görüşmeler için kullanan kişiler mevcut. Bu yüzden güvenli bir iletişim yöntemi kullanırken de konuşmalarınızın iki taraflı dinlenmesine engel olmak için kritik konuşmalarda bu özelliği kullanmaktan kaçının. Aynı şekilde ev içindeki gizlilik arz eden konuşmalarınızın da bu şekilde rahatça dinleneceğini aklınızdan çıkarmayın. Bu tip bir dinlemelerden kurtulmak için en basit yöntem ortama gürültü yaymaktır, yani banyoya gidip muslukları açabilir, yüksek sesle müzik dinleyebilirsiniz, bu yöntemle aynı zamanda ortam dinlemesi yapan kişilerden de korunabilirsiniz. Unutmayın ki hassas dinleyiciler ile ortamda ne kadar gürültü olursa olsun, yüz yüze bakan iki insanın birbirlerinin çok rahat duyabileceği bütün sesler uzak mesafelerden rahatlıkla dinlenebilir.</p>
<p><strong>Kablosuz mikrofonlar</strong></p>
<p>Düşünün şirketiniz yeni çıkaracağı bir ürünle ilgili seminer düzenliyor,  birçok personeli farklı şehirlerden ya da ülkelerden getirip Ege, Akdeniz kıyılarımızda güzel bir otelimize yerleştirmişsiniz. Bu oturumun güvenliği sizin için o kadar önemlidir ki otele dışarıdan misafir kabulü yapılmaz, otel size aittir, oturuma cep telefonu benzeri, kayıt yapabilecek elektronik cihazların alınması yasaklanır.  Oturum alanına ve çevresine otel personeli dahi alınmaz hatta bu gizliliğin korunması için kendi güvenlik firmanızı çağırıp bu denetimi yaptırırsınız. Maalesef bu oturumda kablosuz mikrofon kullanıyorsanız hiç tahmin edemeyeceğiniz kadar uzak mesafelerden basit cihazlarla dinlenecek şekilde yayın yapıyorsunuz demektir.</p>
<p>Kablosuz mikrofonlar hiç dikkat edilmeyen, en kolay şekilde dinlenebilen elektronik cihazlardır.  Açık ya da kapalı yapılan hemen hemen bütün organizasyonların bir parçasıdır. Piyasada kullanılan hemen hemen hiçbir kablosuz mikrofonun şifreleme ya da güvenlikle ilgili bir tedbiri yoktur.  Hatta açık alanda kullanılan mikrofonlar kilometrelerce mesafe uzaktan bile rahatça dinlenebilir. Özetle standart walkie-talkielerden hiçbir farkı yoktur.</p>
<p>Şehir otellerinde verdiğiniz pahalı seminerler meraklılar tarafından bir yemek parasına dinleniyor ya da sanayi casusluğuna kurban gidiyor olabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kablosuz Kameralar</strong></p>
<p>En sevdiğim elektronik cihazlardandır, daha dün priz, anahtar takan elektrikçiler, basit elektrik işi yapan teknisyenler deli gibi güvenlik firması kurmuş, Uzakdoğu doğudan ithal ettikleri uyduruk kablosuz kameraları yüzbinlerce ev, işyeri, kamu binası, park, bahçe aklınıza gelen her yere kurdular.</p>
<p>Hiç kimse bu kameraları alırken işin yetkisiz kişiler tarafından izlenebilme tehlikesinin farkında değil. Birçok DVR ve PVR cihazının parola kırma yöntemlerine karşı aldığı bir önlem yok. Hatta çoğu DVR ve PVR cihazına sınırlı uzunlukta şifre hatta ve hatta bazıları sadece numerik şifre girilebilmektedir. Bu tip cihazların şifrelerini kırmak dakikalar ve saatler arasında değişmektedir.</p>
<p>Piyasada 2 tip kablosuz kamera var, biri IP tabanlı diğeri bildiğimiz kablosuz mikrofon sistemiyle aynı sistemde çalışan basit ürünler. Telsiz sistemi ile çalışan sistemi zaten yine en basit donanımla tespit edip izleyebilirsiniz. Bu sistemler yine sinyal güçlerine göre belli bir mesafelerden seyredildiğinden riski yine IP kameraya göre daha düşüktür. Düzgün konfigürasyonu yapılmamış yada uyduruk IP kameralar daha tehlikeli, bu kameralar gerek yerel ağınız gerekte internet üzerinden başkaları tarafından izlenme tehlikesi altında.</p>
<p>Düzgün marka, düzgün ürün ve doğru kurulum sonrasında çok ciddi seviyede güvenlik sağlayabilecekken, ucuz ürün alıp, işi bilmeyen insanlara kurdurulan sistemler bütün yaşam alanlarınızı BBG evine çevirmektedir. Üstelik akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte bu tip düşük güvenlikli sistemler artık cep telefonlarına yüklenen özel yazılım ya da işletim sistemleri ile hareketli haldeyken bile tespit edilip kırılabiliyor. Bu konuyu biraz araştırıp popüler bir lokasyonda basit uygulamalar yaparak ne demek istediğimi basitçe öğrenebilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pckopat.com/2012/02/17/her-sey-kablosuz-hale-geliyor-ancak-kablosuz-iletisim-ne-kadar-guvenli/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şirket için en iyi operatör hangisi?</title>
		<link>http://pckopat.com/2012/02/06/sirket-icin-en-iyi-operator-hangisi/</link>
		<comments>http://pckopat.com/2012/02/06/sirket-icin-en-iyi-operator-hangisi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 10:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pckopat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pckopat.com/?p=17</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemizde şu anda bilindiği gibi üç farklı operatör var, marka değerlerine göre sıraladığımda Turkcell, Vodafone ve Avea olarak yazılması gerekir, sanırım aynı sıra müşteri sayısı ve karlılıkları içinde geçerli. Şirketinizin ne kadar büyük ya da küçük olduğu önemli değil, eğer &#8230; <a href="http://pckopat.com/2012/02/06/sirket-icin-en-iyi-operator-hangisi/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ülkemizde şu anda bilindiği gibi üç farklı operatör var, marka değerlerine göre sıraladığımda Turkcell, Vodafone ve Avea olarak yazılması gerekir, sanırım aynı sıra müşteri sayısı ve karlılıkları içinde geçerli.</p>
<p>Şirketinizin ne kadar büyük ya da küçük olduğu önemli değil, eğer faturalarınız iletişim giderlerine ait bütçenizi zorluyorsa, cep telefonu mobil çözümlerin üretkenliğiniz üzerinde pozitif etkisi olacaksa, yazıyı okumaya devam edebilirsiniz, belirtmeliyim ki bu yazı kişisel ihtiyaçlar için bilgi vermemektedir.</p>
<p><strong>İhtiyaçlarınızı Belirleyin</strong></p>
<p>İlk başta mutlaka ve mutlaka şirketinizde kimin şirket hattına ihtiyacı olup olmadığının tespiti gereklidir. Bu teknik bir konu olmaktan çok şirketinizin yapısıyla alakalı, iyi düşünüp karar vermeniz gereken bir noktadasınız. Aldığınız kararı şirket politikası olarak belirleyip, kararlı olarak sürdürmeniz gereklidir.  Bu konuda genellemeye çalışırsak 2 farklı görüş var.</p>
<p>1-      Cep telefonuna tam zamanlı olarak ihtiyacı olsun ya da olmasın, personelin unvanı veya görevi icabıyla mutlaka ve mutlaka cep telefonu ve hattı sağlarım.</p>
<p>2-      Personelim pozisyonu ve yetkisi önemli değil, tam zamanlı ofiste çalışan insanlara hat ve telefon vermem. Kısa süre ihtiyacı olanlara geçici olarak hizmet sağlarım</p>
<p>Unvanı veya görevi cep telefonu verilen personel bu hattı sadece kişisel amaçlarıyla kullanıyorsa, daha doğrusu iş amaçlı kullanım oranı kişisel amaçlı kullanımına göre daha fazla ise bu tamamen israftır. Öte yandan kendisine şirket hattı verilen çalışan kendini mesai saatleri dışında da telefona bakmakla yükümlü hisseder. Yakın bir zamana kadar şirket hattı ve telefonu olduğundan övünen birçok insan şu dönemde telefonlarına lanet etmektedir</p>
<p><strong>Mesai Sonrası iş Yazışmaları</strong></p>
<p>Bugün Avrupa’da mesai sonrasına taşınabilir cihazlar üzerinden yapılan iş amaçlı yazışmaların mesai sayılması gerektiğini savunan kanunlar üzerinde çalışılmaktadır, ülkemizde ise işverenin çalışanına 24 saat ulaşmasını sağlayan elektronik prangadan daha öteye gitmemektedir.</p>
<p>Eğer personele sadece yaptığı işin gerekliliğine göre telefon sağlarsanız benzer düzeyde ki orta ve üst düzey yöneticiler arasında hatta düz eleman statüsünde ki personel arasında huzursuzluk çıkabilir. Şirket hattına sahip olmayan kişilerin mesai sonrasında bilerek kişisel telefonlarını kapattıklarını, çok kısa bir telefon görüşmesi sonrasında çözebilecekleri işi bilerek baltaladıklarını defalarca gördüm gördüm, Kendilerinin de telefona ihtiyaçlarını göstermek için suni kriz yaratıp sonrasında kendilerine telefon fırsatı yaratmışlardır.  Vereceğiniz bu kararda teknik bilgilerden şirketinizin çalışan profili ve şirket kültürünüz ön planda olacaktır.</p>
<p><strong>Hangi GSM Operatörünü Seçmeliyim? Nereden başlamalıyım?</strong></p>
<p>Bütün operatörler konuşma dakikalarını içeren paketler sunmaktadır. Doğru paketi seçebilmek için geçmiş döneme ait görüşme sürelerinize ulaşmanız gereklidir. Eğer ulaşamıyorsanız tahminle bu işe girmeniz ya da başladıktan sonra iyi takip birkaç ay içerisinde kullanımınıza göre tepki vermeniz gereklidir.</p>
<p>Geçmişe döneme ait konuşma detaylarına rahat bir şekilde operatörlerin online işlem merkezlerinden, kurumsal abonelik merkezinden yada size bağlı olan müşteri temsilcisinden temin edebilirsiniz. En azından 1 yıllık telefon görüşme sürelerinizin detaylı olarak saklanması ve istenildiğinde tarafınıza verilmesi gerektiğini belirtmek isterim. Yapacağınız hesaplamayı mesai günlerine göre yapın, artık tüm operatörlerin paketlerinde arama yönünün bir önemi kalmadığından bu hesapları yapmak daha kolay olacaktır. Konuşma dakikası hesaplama işlemi sonrasında çalışanınızın sms yada mms ihtiyacı olup olmadığını, günde kaç tane mesaj atabileceğini hesaplayın, sınırsız paketleri ve sınırlı paketleri karşılaştırın. Bazı operatörlerde tüm hatlar için varolan paketler de mevcut bunlarıda değerlendirin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Hesap yapmaya üşenip büyük paketleri almayın.</strong></p>
<p>Konuşma, sms , mms halletikten sonra çalışanınızın data kullanım politikasını düşünmeniz gerekir  hat üzerinden epostalarını kontrol etmesine gerek var mı?,   Webte gezinmesine gerek var mı? GPS ile birlikte internet etkileşimli bir uygulama kullanacak mı?  Hesaplamaya üşenmeyin, paketler arasında ki küçük farklılıklar toplamda ciddi farklar oluşturmaktadır. Operatörler en fazla “Daha yüksek bir  paketi müşteriye nasıl satabiliriz?”  sorusuna cevap arar.</p>
<p><strong>Çalışanlarınızın kullanım alışkanlıklarına hükmedin</strong></p>
<p>Kullandırılacak data paketini seçerken çalışanlarınızın hareketli ve ofiste sabit olma sürelerini değerlendirip, bu hesaplamaları hareketli oldukları zamana göre yapın. Çalışanlarınızı şirket içindeyken GSM şebekesi üzerinden değil ofisinizde ki kablosuz internet erişimi üzerinden işlerini halletmeleri için zorlayın, kurallar koyun. Koyduğunuz kuralı daha sonra takip etmezseniz kimse uymaz, bu kullanım politikalarını yayınladıktan fatura yada internetteki müşteri araçlarını kullanarak ofiste olduğunu bildiğiniz ancak GSM şebekesi üzerinden internet erişimi yapmış çalışanlarınızı diğerlerinin de haberi olacağı şekilde uyarın.</p>
<p><strong>Takip yapabilme kabiliyetinizin olduğu bilinsin yeter.</strong></p>
<p>Şirketlerin çoğunda FARKLI sebeplerden dolayı internet erişimleri kısıtlanır ve kontrol edilir. Genelde çalışanların internet erişimini sınırladığınızda denetimlerini aşmak için en basit yol şirketin sağladığı hatlar üzerinden internet kullanmaktır. Verdiğiniz servisin amacı doğrultusunda kullanıldığına emin olmazsanız operatörünüze yoktan yere para kazandırırsınız. Personele 1-2 defa bu denetimleri yapabildiğinizi bu detaylara ulaşabildiğinizi göstermeniz ile birlikte ciddi şekilde kullanımlarda düzelme olur, gerektiği aralıklarda yine yüzeysel kontrol edip işin bokunu çıkaranları yine uyarırsanız yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Amacı dışında donanım vermeyin, Kullanıcı beyanlarına kulak asmayın.</strong></p>
<p>Maalesef yapılan en büyük yanlışlardan biriside personele farklı amaçlarda kullanması için hem tablet, hem dizüstü, hem internet hizmeti açık olan cep telefonu/akıllı telefon ve taşınabilir gsm modem verilmesidir. Aynı personele üzerine  tablet, cep telefonu yada modem için ayrı telefon hattı verme yanlışında bulunan bir çok şirket var. Ayrı ayrı donanımlar kullanmasına rağmen ayrıca hepsine en büyük veri paketleri tanıtan aptallardan bahsetmek bile istemiyorum.  Dahil olduğu data paketinin tam olarak tüketilip tüketilmediğini bir kenara bırakalım sadece bu data paketlerinin sabit bedelleri bile toplamda hesaplandığında ciddi maliyetler oluşturmaktadır.</p>
<p><strong>Tek bir erişim yöntemi ile tüm işlerin çözülmesi mümkündür.</strong></p>
<p>İnternete erişebilen akıllı ya da aptal bir cep telefonu ile hem tablet, hem dizüstü bilgisayar rahat bir şekilde internet eriştirilebilir, bu sayede farklı cihazları için gerekli olan erişimi alınan tek bir paket üzerinden sağlayabilir. Zaten cep telefonu dediğimiz şey bir türlü kopamadığımız sürekli yanımızda yanımız da gezdirdiğimiz bir alet değil mi?  Yeni nesil bütün dizüstü bilgisayarlar ve tabletler, gerek BlueTooth gerek WIFI ile çok rahat bir şekilde cep telefonları üzerinden internete erişebiliyor. Hatta grup halinde ya da birkaç kişi birlikte seyahate gidiyorsa çok kullanıcılı 3G modemler bulunmaktadır. Bu cihazlar GSM operatörü üzerinden aldıkları interneti bulundukları ortama kablosuz olarak sağlıyorlar, toplu seyahatler için bu tip çözümlerde uygulayabilirsiniz.</p>
<p>Operatörlerin sağladığı farklı donanımlar ile birçok ofis içi çözüm mevcut bunları detaylıca araştırmasını öneririm, Yine operatörlerin ve çözüm ortaklarının sahaya yönelik ekip takip ve yönetim yazılımları var, çok cüzi miktarlarla standart telefon bile verdiğiniz personelinizin nerede olduğunu takip edebilir saha operasyonlarınıza çok farklı metotlarla müdahale edebilirsiniz. Bu metotlar yine operatörler ve çözüm ortaklarına göre değişiklik göstermektedir. Operatör seçerken bu gibi seçenekleri de hesabınıza dâhil etmeniz gereklidir.</p>
<p><strong>Hesaplamazsanız zarar edersiniz.</strong></p>
<p>Bazı operatörler firmalarla sözleşme yapabilmek için ücretsiz konuşma dakikası, cep telefonu, dizüstü bilgisayar, araba, hediye çekleri farklı kıyaklar yaparak uzun süreli kontratlar yapmaktadır. Daha önce bu konuyla ilgili herhangi bir rekabet düzenlemesi olmadığından usulsüz birçok şey oluyordu şimdi biraz daha makul hale gelmiş durumda.</p>
<p>Ciddi hesaplanmadan yapılan bu kontratlar sonrasında aldığınız donanımın parasını misli ile operatöre ödediğinizi bilmeniz gereklidir. Operatörlerle yanlış sözleşmeler yapmayın, hiçbir operatörün para kazanması için sizi kandırmasına gerek yok, Operatörler sizin tembel olduğunuzu çok iyi biliyor, bu hesaplamaları yapamayacağınızı düşünüyor.  Eğer bireysel müşterilerinin faturalarına dikkat ettiklerinin yarısı kadar şirketler faturalarını inceleyip itiraz etselerdi operatör karlarında ciddi düşüşler yaşanırdı.</p>
<p><strong>Hesabınızı iyi bilirseniz kontrat yapmaktan korkmanıza gerek yok.</strong></p>
<p>Operatörlerle kontrat yaparsa ileride zor durumda kalacağını düşünen birçok şirket kontratsız şekilde çalışmaktadır. Operatörler rekabet yasaları gereği sundukları bazı avantajları sadece sözleşmeli müşterilerine verebiliyorlar, bir operatör yetkilisi sizi sözleşme için zorluyorsa illa sizi sadece sizi kazıklamaya çalışıyor anlamına gelmez, bu konuda serinkanlı davranıp elinizde ki bilgilere göre düzgün değerlendirme yapmanız gerekmektedir. Sözleşme için masaya oturduğunuz adam sizin kullanım alışkanlıklarınızı sizden iyi biliyorsa işiniz zor, yukarıda bahsettiğim tüm konulara çok iyi hâkim olmanız gereklidir. Elinizde çok ciddi veri olması gerekiyor.   Ayrıca zaten sözleşmeniz var diye alternatif operatörler ile ilişkinizi kesmeyin, eğer alternatif operatörlerin iştahını kabartacak bir potansiyele sahipseniz cayma bedelleri bile diğer operatörler tarafından ödenebilir. Burada ki en önemli firma büyüklüğünüze göre operatör tarafında  ki en vasıflı  kişi ile görüşmeye çalışmanızdır. Bugün Turkcell’in kurumsal pazarda ki Aslan Payınına sahiptir. Sebebi size düzgün müşteri yönetimidir. Turkcell orta ve büyük müşterileri ie bizzat kendi ilgilenmesine karşın Vodafone  ve Avea bu konuda maalesef çok yetersiz kalmaktadır. Abone merkezlerine yerleştirdikleri, maaşlarını ve sosyal haklarını abone merkezinin karşıladığı ancak denetiminin kendilerinin yaptığı personel çok yetersizdir. Turkcell tarafında ki müşteri yöneticisinin kalitesi kesinlikle tartışılmaz.</p>
<p>Operatör seçimlerinde diğer önemli nokta ise kapsama alanı ve Uluslararası dolaşımdır. Bugün Türkiye’de insan  popülasyonun yoğun olduğu bütün yerleşim alanlarında Tüm operatörler hemen hemen aynı kalitede hizmet vermektedir. İnsan popülasyonunun az olduğu yerlerde iş yapıyorsanız operatörlerin kapsama alanlarını daha dikkatli şekilde incelemenizi tavsiye ederim.</p>
<p>Uluslararası dolaşım GSM operatörlerinin iyi gelir kaynaklarından biridir. Eğer şirket çalışanlarınız sık şekilde yurtdışı seyahatlerinde bulunuyorlarsa operatörlerin yurtdışı görüşme tutarları, sürelerini çok daha dikkatli incelemeniz gereklidir. Yukarıda yapılan tüm işlemleri yurtdışında telefon kullanan personeliniz için 10 kat daha fazla yapmalısınız. Çünkü ödediğiniz bedel neredeyse 10 kat fazladır. Seyahat yapılan noktalar kısmen belliyse işiniz daha kolay ancak çalışanlarınız çok hareketliyse, Avrupa’dan, Uzak doğuya, Orta doğuya kadar her yerde faaliyet gösteriyorsanız hangi operatörü seçerseniz seçin ne kadar hesap yaparsanız yapın maalesef çok ciddi maliyetler ile karşılaşacaksınız.</p>
<p><strong>Hizmeti ver, Kontrol et, Kontrol et, Kontrol et</strong></p>
<p>Operatörlerin Avrupa ve belli birkaç ülke haricinde ki roaming yalanlarına inanmayın.  Yurtdışı faturalarınızı azalta bilmek için uygulanabilecek tek yöntem kullanım alışkanlıklarını kontrol edip değiştirmektedir.</p>
<p>Alternatif diğer yöntem ise internet üzerinden telefon görüşmelerinin yapılmasıdır, artık şirket kaynaklarınıza göre akıllı telefonlar üzerinden paralı VOIP servisimi kullanırsınız, şirket telefon santraliniz çok kabiliyetlidir direk merkeziniz erişirsiniz yada bütünleşik bir iletişim çözümünüz vardır onumu kullanırsınız bilemiyorum ancak internet erişimi olan bir yerde roaminge para ödemek salaklıktan başka bir şey değildir. Şirket çalışanlarınız kendi cep telefonlarını yurtdışına çıktıklarında kapatıyorlarsa, dışarıdan para girecek diye gelen çağrıları bile cevaplamıyorsa sizin sağladığınız telefonu ve hattı kullanırken de dikkatli olmak zorundalar. Bu istismarı maalesef üst düzey yöneticiler bile yapmaktadır. Nasılsa şirket telefonu, eşek gibi ödeyecekler zihniyetinde olan bu tipler yüzünden yoktan yere cebinizden para çıkmaktadır.</p>
<p>Dünya üzerinde uluslararası dolaşım olayını ekonomik olarak çözebilen bir GSM operatör yoktur. Aslında piyasada roaming operatör olarak gözüken, bütün işi roaming olan operatörlerde var ancak maliyetler yine katlanılabilecek düzeyde değil, Vodafone kendisinin pazarlarken uluslararası şirket olduğunu bu yüzden hizmet verdiği ülkelerde avantaj sağladığını iddia etse de tarife ve paketleri diğerleri ie karşılaştırdığınızda isminin Vodafone olması haricinde hiçbir olayının olmadığını kolay şekilde fark edeceksiniz.</p>
<p><strong>Doğru Donanım, Doğru servis.</strong></p>
<p>Bugün bütün operatörler ile bütün telefonları rahat şekilde kullanabiliyorsunuz, alacağınız telefonların kafanızda ekonomik kullanım ömürlerini hesaplamanız, en fazla 2-3 tip telefon belirleyip çalışanlarınıza bu tipler haricinde telefon almamanız  gerekmektedir. Bu hem şirket içi donanım standartını sağlarsınız, adil olursunuz hem de telefonlarınızın arıza ve bakım yönetiminde kolay yaparsınız. Telefon seçimi ve üzerinden sağlanacak hizmetlere karar verirken sizin nasıl bir altyapıya sahip olduğunuz çok büyük önem kazanır. Bu konuya ne kadar uzaksanız karar vermek sizin için o kadar basitleşir. Yani alacağınız donanıma ne kadar kolay karar veriyorsanız altyapınız o kadar eksiktir diyebilirim. Bu değişkenler tam olarak net olmadan bu konu hakkında detay vermek kafa karıştırıcı olabilir. Verebileceğim tek tavsiye  Blackberry’nin yavaş yavaş çöküş dönemine geçtiğini, Windows, Android yada IOS tabanlı işletim sistemi olan telefonlar üzerinde yoğunlaşmanız gereklidir.</p>
<p>Herkes şirket hatlarını yönetmenin kişisel hatları yönetmemekten bir farkı olmadığını düşünür. Firma yapısına göre yöneticilerden biri bu yükü sırtlanır, personel birimine verilir, idari birimlere verilir artık kime denk gelirse. Cep telefonu donanım ve GSM hat yönetimi teknik ve idari birimlerle ortak yönetilmesi gereken bir konudur. Vereceğiniz yanlış kararlar tahmin edeceğinizden çok daha fazla zaman ve para kaybettirir.  Şirketiniz gelişiyor ve ilerliyorsa her geçen gün işiniz için kullandığınız elektronik ve internet sistemlerine bağımlılığınız artıyorsa bu kararları düzgün vermeniz gereklidir.</p>
<p>Numara taşınabilirliği çıkalı daha birkaç sene geçmesine rağmen piyasada gerçekçi bir rekabet ortamı daha yeni oluştu. Algılarınızın sizi gerçeklerden uzaklaştırmasına izin vermeyin. Size sunulacağını söylenen hizmetleri, donanımları talep edin test edin. Internet üzerinde ki işlem merkezlerinden demo hesaplar isteyin bu sistemlerin ne kadar kullanışlı olduğuna bakın, kafanızda felaket senaryoları düşünüp bu senaryolara göre çağrı merkezlerini arayıp işinizin nasıl çözülüp yada çözülmediğini önceden öğrenin, her şeyden önemlisi sadece paket yada görüşme detaylarına bakıp hızlı karar vermeyin, mutlaka çıkardığınız kullanım raporuna göre muhtemel faturanızı hesaplattırın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pckopat.com/2012/02/06/sirket-icin-en-iyi-operator-hangisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tabletsiz Yıkanamayan, Tuvalete Gidemeyen, Sevişemeyen İnsanlar</title>
		<link>http://pckopat.com/2012/01/27/tabletsiz-yikanamayan-tuvalete-gidemeyen-sevisemeyen-insanlar/</link>
		<comments>http://pckopat.com/2012/01/27/tabletsiz-yikanamayan-tuvalete-gidemeyen-sevisemeyen-insanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 11:46:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pckopat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pckopat.com/?p=13</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye’de ki büyük çoğunluğun bilgisayar ile tanışması sanırım Masaüstü PC ile oldu. Aslında standart PC’ler marka PC’lerden sonra, ülkeye seri şekilde girmeye başladığından APPLE, IBM, Comodore, Amiga gibi markalar bazılarımız için çok daha fazla şeyler şey ifade eder. İlk dizüstü &#8230; <a href="http://pckopat.com/2012/01/27/tabletsiz-yikanamayan-tuvalete-gidemeyen-sevisemeyen-insanlar/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ki büyük çoğunluğun bilgisayar ile tanışması sanırım Masaüstü PC ile oldu. Aslında standart PC’ler marka PC’lerden sonra, ülkeye seri şekilde girmeye başladığından APPLE, IBM, Comodore, Amiga gibi markalar bazılarımız için çok daha fazla şeyler şey ifade eder.</p>
<p>İlk dizüstü bilgisayarların adı dizüstüydü ancak genelde masaüstünde kullanmak durumunda kalıyorduk, yine APPLE’ın çıkardığı ürünler diğer markalara göre oldukça ince, hafif ve kullanışlıydı. Zaman geçtikte ürünler hafifleyip ucuzladı, farklı markalar güzel ürünler çıkardı, sonrası ise malum Amcalar, dedeler, nineler herkes zaman içerisinde dizüstü bilgisayarlara yöneldi. İnsanlar otobüslerde kafelerde her yerde dizüstü bilgisayar kullanmaya başladı, cep telefonunda yaptığımız görgüsüzlüğü tabi ki dizüstü bilgisayarlarda da yaptık,  ihtiyacımız olan olmayan her yerde her amaç için kullandık, kağıt kalem ile daha kolay yapılabilecek işleri bile bilgisayar üzerinde yapmaya çalıştık. Kendinize ve etrafınıza bakın, kim ne kadar kalem kâğıt kullanıyor? Kimin el yazısı güzel kimin değil?  Bilgisayar ile çok haşır neşir olan insanların ve  yeni neslin el yazısı çok kötü, kendisinden başkasının anlaması pek mümkün olmuyor.  Önceden el yazısı insanın karakteri, sosyal statüsü, eğitimi hakkında bir çok ipucu veren bir araçtı şimdi ise sosyal ağlarda ki profili aynı amaçla kullanılıyor.</p>
<p>Internet erişiminin hızlı yaygınlaşması, mobil internet erişim çözümlerinin ucuzlayıp yaygın halde kullanılmaya başlaması ile birlikte taşınabilir bütün cihazlarla sürekli çevrim içi kalma çabasına giriştik, Çevrim içi olmadığı zaman kafasına beynine ağrılar giren, karnı ağrıyan insanlar bile biliyorum. Öyle bir düşünceye kapılıyor ki insan sanki gerçek hayat orada akıyor ve bağlı olmadığı zaman hayattan geri kalacak. Neyse sonuç olarak elimize bu yapışan notebookları bir süre sonra taşımak zor gelmeye başladı&#8230;</p>
<p><strong>NETBOOK NASIL KULLANILMAYA BAŞLANDI?</strong></p>
<p>Tüketiciye yönelik ürünler satan elektronik marketlerde NETBOOK’lar resmen patlama yaptı, bilgisayar desen bilgisayar değil, dizüstü desen bir halta yaramıyordu,  “ 100 dolara bilgisayar” projesi 100 dolara satılamayan ancak beklentinin daha üzerinde iş yapan spastik çocuk NETBOOK dünyaya geldi.</p>
<p>Çok satılmasının sebebi gayet basitti, küçük, hafif, uzun pil ömürlü ve en önemlisi ucuzdu, İnsanların bildiği masaüstü ve dizüstü bilgisayarlardan gerçekten daha ucuzdu ve bilgisayara benziyordu. Enteresan şekilde bu dönem akıllı telefon pazarının daha popüler olmadığı halka inmediği döneme denk gelir, diğer bir tesadüf ise GSM tabanlı mobil internet erişim çözümlerinin kullanılmaya başlandığı ancak daha genelin kullanabileceği kadar ucuzlamadığı bir döneme denk gelir. Dolayısıyla Herkes bir NETBOOK alayımda   “ Her yerde kablosuz ağlar var, yanımda kolay taşıyıp beleş kablosuz internete gireriz” sevdasına kapılmıştı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Zaten bedava kelimesinin üzerimizde enteresan, ilizyonik, araştırılması gereken bir etkisi var, bir şeyi bedava diye sunduğunuzda arkadan ne geldiği ne gireceği hiç önemli değil, önemli olan ilk baştaki bedava, ücretsiz ibareleri. Bu sihirli kelimeler kullanarak maalesef milletimize çok pis kazıklar atılmaktadır. Bu sihirli kelimeyi duyan insanlar ilk önce kafasında kendini kandırmaya başlar, bu aleti alsam şu işimi yaparım, bu işimi yaparım, artık bunla uğraşmak zorunda kalmam işim çok kolaylaşır gibi fanteziler kurup kendilerini alım kararının doğru karar olduğuna dair inandırıp alımı yaparlar. Normal şartlarda mantıklı karar veren beynimiz aldığımız hemen hemen birçok elektroniğe ihtiyacımızın olmadığı çok iyi farkındadır.  NETBOOK’ların ölü olarak doğmasının diğer büyük sebebini ise Microsoft Vista felaketine bağlıyorum, Yine ilginç bir rastlantıdır ki Microsoft’un çıkardığı ve bizim milletimizin kullanabildiği ve bildiği tek işletim sistemi NETBOOK’ların yaygınlaşması hemen hemen aynı döneme denk gelir, iyi donanımlarda bile sürekli sıçıp kalan Vista, NETBOOK donanımlarında tamamen fiyaskoya dönüştü.</p>
<p>Standart bir PC ya da Dizüstü bilgisayarın ortalama ömrü 3-4 yılken NETBOOKLAR alanın elinde en fazla 2 yıl içinde kullanılmaz hale geldi, tabi ki o dönemde dizüstü bilgisayar parasına satılan kaliteli NETBOOK’lardan bahsetmiyorum.</p>
<p>APPLE kullanıcılarını maalesef genelleyemiyorum Düşünün APPLE kullanıcılarını, Farklı ekonomik şartlara, Farklı sosyal statüye, Farklı eğitim seviyesine,  sahipler ama şu anda herkes aynı donanımı ve işletim sistemi kullanıyor. Yani bir şekilde sosyal ve teknik standartlaşma getirdiler. Nasıl oluyor anlamıyorum, aptal, akıllı, zengin, fakir herkesin eşit olduğu bir platform mevcut.</p>
<p>APPLE  aynı zamanda iş bilgisayarı piyasasında da kalite ve fiyat politikasını hiç değiştirmedi, her zaman sattığı ürünler pahalı ve kaliteliydi,  Hiçbir zaman ucuz olup çok satmaya çalışmadı hep iyi yapıp satmaya çalıştı. Bu yüzden Amerika pazarı ve Türkiye’ye pazarında da yavaş yavaş görüşüyor ki insanlar ofislerine APPLE ürünlerini sokmaya başladılar. Bunun en büyük sebeplerinden birini de Windows işletim sistemlerinin artık APPLE donanımları üzerinde çalışıyor olmasıdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>APPLE NE YAPTI, NASIL BU HALE GELDİ?</strong></p>
<p>Adamlar kullanıcı alışkanlıklarını değiştirmem çok zor,  O zaman ben kullanıcıların kolay alışabileceği, denek maymunların bile eline verdiğimde çözebilecekleri bir şey yapayım da satayım dedi. IPHONE ve IPAD ile öyle bir trend yakaladı ki büyük bir kesim piyasada hiç akıllı telefon ve tablet yoktu bunlar APPLE icadıdır, diğer tüm ürünler IPAD ve IPHONE taklidi sanmaktadır.</p>
<p>Firmalar 2011 yılının son çeyrek satış rakamlarını açıkladılar benim en dikkatimi çeken istatistik son 4 aylık dönemde HP bilgisayarlardan çok IPAD satılmış olmasıydı. . İşin komik tarafı teknolojiyi sadece kullanmayı seven değil kurcalamayı seven kullanıcılarda bu aptal kutularının rüzgarına kapıldı.</p>
<p>Artık APPLE ürünleri saygınlık göstergesi, rüşvet, hediye, dekor amaçlı bile  kullanılıyor, elinde 3-4 tane farklı APPLE  ürünü olup daha hiç APPLESTORE a ITUNES’a girmemiş o kadar çok insan var ki bunlara fırsat bulduğum zaman direk sövüyorum zaten.</p>
<p><strong>ZOMBİYE DÖNÜŞEN APPLE KULLANICILARI</strong></p>
<p>Asıl sorunun bu tabletlerin insanları tamamen yaşayan zombiler haline getirmiş olmaları, artık sıçmaya IPAD olmadan gidemem diyenler, 10 tane arkadaşı ile aynı masada oturup yine telefonuyla tabletiyle oynayan insanlar,  duş alırken yanına IPAD koyup bir şey seyredenler, sevişmeden önce  seks pozisyonları yada farklı fantezi uygulamaları açanlar, üzerinden, evini, iş yerini bakıcısını takip edenler, gece ne kadar iyi uyuyorum diye takip edenler, sevgilisini karısını çocuğunu locate me servisi üzerinden takip edenler, uygulamaları ve amaçları saymakla bitmeyecektir.</p>
<p>Yazının başından beri gelmek istediğim nokta <strong><span style="text-decoration: underline;">APPLE ürünleri biz Türklerin yapısına hiç uygun olmadığıdır.</span></strong> Düşünsenize bu cihazlar yüzünden artık bütün işlerimizi sadece birkaç tuşa basarak yapıyoruz, 24 saat bu cihazlarla içli dışlı olduğumuzdan dolayı hayatımızda ki her şeyin bu kadar çabuk ve basit olma beklentisi içerisine giriyoruz. Bul bakayım daha güzel bir iş, Al bakayım Amerikan vizesi yada  schengen vizesi, çek bakalım bankadan bir ev kredisi, kur bakalım yeni bir iş. Örnekler sınırsız şekilde arttırabilirim anlatmak istediğim şey APPLE ürünlerinin  ne tasarlandığı Ülke şartlarına sahibiz nede hedef kitle şartlarına sahibiz. Bizler çok farklı şartlarda hayat ve yaşam mücadelesi veriyoruz, lütfen ilk önce yaşam standartlarımızı düşünüp kendi şartlarımıza ve standartlarımızı yükseltmek için çabalayalım sonra bu yüksek standartların parçası olan ürünlere uyum sağlamaya çalışalım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>TABLET SATIŞLARI YENİ ÜRÜNLER VE ULTRABOOK MACERASI</strong></p>
<p>Bir ULTRABOOK fırtınası kopuyor. Peki ULTRABOOK nedir neye yarar? Adamlar yeni bir şey mi yapmışlar? ULTRABOOK özetle bazı performans, pil ömrü, ebat, ağırlık gibi kriterlerin belli standartlara bağlanıp bu standartlara göre üretilen dizüstü bilgisayarlara verilen isimdir. Yani aslında ikinci bir netbook faciasına hazır olun diyebiliriz.  Düşük enerji sarfiyatı, yüksek performans fantezisinin yanına uyduruk diğer bilgisayar bileşenleri koyduğumuza parça tesirli olmayan küçük bir ses bombası yapmış olduğumuzu varsayabilir ve patlamaya mahkumdur.  Bu gibi ataklar yine büyük markaların daha da kaliteli gözükmesini sağlayacak hamleler sadece.  Bu deneme yanılmalar sonrasında ucuz diye aldığımız ultra mega hiper süper donanımlar içimizde patlayacak onla bunla uğraşacağımıza yine iyi bir markanın aptal makinasını alıp rahata</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pckopat.com/2012/01/27/tabletsiz-yikanamayan-tuvalete-gidemeyen-sevisemeyen-insanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanallaştırma mı? Bulut mu?</title>
		<link>http://pckopat.com/2012/01/23/sanallastirma-mi-bulut-mu-bize-ne-girecek/</link>
		<comments>http://pckopat.com/2012/01/23/sanallastirma-mi-bulut-mu-bize-ne-girecek/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 23 Jan 2012 17:57:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>pckopat</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilişim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://pckopat.com/?p=6</guid>
		<description><![CDATA[Bilişim sektöründe son dönemde 2 konu üzerinde çok fazla konuşuluyor,  bunlardan birisi sanallaştırma teknolojisi diğeri ise bulut bilişim. İrili ufaklı farklı ölçekte ki bütün firmalar kendi vizyonlarına göre bu teknolojiler üzerinde satış, danışmanlık, satış sonrası destek artık ne yapabiliyorlarsa pastadan &#8230; <a href="http://pckopat.com/2012/01/23/sanallastirma-mi-bulut-mu-bize-ne-girecek/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilişim sektöründe son dönemde 2 konu üzerinde çok fazla konuşuluyor,  bunlardan birisi sanallaştırma teknolojisi diğeri ise bulut bilişim. İrili ufaklı farklı ölçekte ki bütün firmalar kendi vizyonlarına göre bu teknolojiler üzerinde satış, danışmanlık, satış sonrası destek artık ne yapabiliyorlarsa pastadan bir şeyler kapmak için kendilerini parçalıyorlar.</p>
<p>Sanallaştırma çözümlerinde bu aç firmalarımızın birçoğu üreticilerin önerdikleri hesaplama araçlarını kullanmak yerine kendi cukkalarını dolduracakları kar hesaplama araçlarını kullandıklarından  birçok kamu ve özel kuruluşun içerisine ihtiyaçları ile alakası olmayan ismi sanallaştırma olup aslı  sokuşturma olan projeler sonlandırıldı. Bunların üzerine alımdan ya da yönetimden sorumlu cahil sistem yöneticileri eklendiğinde On binlerce dolarlık yüksek kapasiteli sunucular üzerine lisans gerektirmeyen kabiliyetsiz yazılımlar kurularak sanallaştırmanın gerçek marjinal faydalarından uzak aptal sistemler oluşturuldu. Donanımdan kazanma ihtimalleri olan parayı lisanslardan kazanabilselerdi eminim aptal donanımlar üzerine çok iyi yazılımlar itelerlerdi ancak maalesef sadece donanımdan ciddi para kazanabiliyorlar çünkü bizim milletimiz lisans parası vermeyi çok sevmez.</p>
<p>Aynı sokuşturma bugün bulut bilişim içinde geçerli, bulut bilişimin ne olduğunun daha tam olarak farkında olmayan yada farkında olup olmayanları dürtmek isteyen firmalar bulut bilişim adı altında ERP yazılımları, yedekleme sistemleri, arşivleme araçları aklınıza ne geliyorsa satmaya başladı. Yaptıkları tek şey zaten internet üzerinden verdikleri hizmetin önüne ya da kıçına bulut ifadesi eklemek oldu. Türkiye’nin büyük grupları bile bulut bilişim üzerine yatırımlar yapmaya başladı ve yaptıkları birkaç milyon dolarlık yatırımları  sanki mars  yörüngesine uzay üssü inşa edermişçesine lanse ediyorlar. Sahip olmak için Çuvalla para uygulamadıkları kalite standartlarını  web sitelerinin mutlaka ilk sayfasında yayınlamaya başladılar.</p>
<p>Geçtiğimiz Perşembe günü dünyanın en büyük dosya paylaşım ve depolama yani bulutların en büyüğünden olan MEGAUPLOAD, balonların en büyüğü gibi patladı. Amerikalı otoritelerin koordine ettiği, dünya üzerinde eş zamanlı yapılan operasyonlar sonrasında, telif hakkı ihlali bahane edilerek kapatıldı. MEGAUPLOAD aslında mega komplo mudur? 150 milyondan fazla kayıtlı üyesi olan, günlük 50 milyondan fazla ziyaretçisi olan bir site nasıl bir günde kapatıldı? Aynı şekilde kapatılmak istenmeyen FILESONIC ve diğer küçük kardeş siteler hemen dosya paylaşım fonksiyonu olmayan depolama araçlarına çevirdiler.</p>
<p>Burada ki kritik nokta MEGAUPLOAD’un aslında mevcut olan hizmet kullanım politikası ile ilgili kurallarıydı. MEGAUPLOAD ücretsiz kayıtlı kullanıcılarının dosyalarını 21 gün boyunca,  ücretli hesaba sahip kullanıcılarının dosyalarını ise hesapları aktif olduğu sürece kullandırmayı  taahhüt ediyordu ve bu dosyaların tamamı artık kullanılmaz halde. MEGAUPLOAD ile Türkiye’de yapılan sözde devasa türkbulutu yatırımların arasında ne kadar fark olduğunu sonumuzun ne olabileceğini düşünmeniz için rakamlarla konuşayım.</p>
<p>Şirket bünyesinden altyapıya  175 milyon dolar para harcamış. Sahibinin malvarlığı, aramaları,malikaneleri, hong kong’ta bulunan ofis hakkında bilgilere internet üzerinden arayınca ulaşabilirsiniz ancak  ortada ne kadar büyük bir para var  ki kendileri hakkında 500 milyon dolarlık dava açılmış durumda. Amerikan hükümeti SOPA’yı belki devreye alamadı ama sopayı bir yerlere yerleştirdi.</p>
<p>Türk bulutçumuzun kendi beyanına göre yaptığı yatırım miktarı 2 milyon TL. Bizim milletimiz basın açıklamalarında ve beyanatlarından yatırımlarını 4 ile çarparlar vergi beyanatlarında 4 e bölerler. Referans gösterdiği onlarca firma ya kendi iştiraki firmalar yada kendi iş ortakları.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Anlatmak istediğim ortada yapılan yatırım ve firmanın kalitesi büyüklüğü ile verilerinizin güvenliği arasında doğru bir orantı yok. MEGAUPLOAD’un milyonlarca müşterisinin hepsi yasadışı içerik mi paylaşıyordu aralarında özel amaçlı iş amaçlı kullanan kullanıcılarda vardı.  Amerika telif hakları için mi kendini parçaladı da böyle bir operasyon düzenlendi zaten söz konusu film ve müzik telif haklarının çok büyük bir bölümü Amerika’yı ilgilendirdiği için mi yaptı?</p>
<p>Bizim içinde bulunduğumuz politik ve siyasi durumu bir düşünelim, Bu bulutçuların pazarlama sloganlarını aklımızdan geçirelim, “Kesintisiz, Sorunsuz, Güvenli”  Güvenlik konusuna hiç girmek istemiyorum, dünya elektronik, Finans ve Güvenlik devlerinin hemen hepsinin başından geçen güvenlik zafiyet felaketlerinin yanında bizim firmalarımızın alacağı güvenlik önlemleri tamamen yetersiz kalacaktır.</p>
<p>Türkiye’de milyonlarca dolarlık sermayeye sahip ancak daha güvenlik, yedekleme, kullanım prosedürlerine bile sahip olmayan firmaların ve cahil yöneticilerinin üzerlerinde ki sorumlulukları biraz daha azaltabilecekleri bir yapıya doğru gidiyoruz. Uçuşa hazır olun yakın bir zamanda bulut ile telefonda görüşüp, bulut ile sevişip, bulut ile denize gireceğiz, bulut her yerimize girecek…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://pckopat.com/2012/01/23/sanallastirma-mi-bulut-mu-bize-ne-girecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

